İstanbul’da Gazetecilere Yönelik Yolsuzluk ve Terör Soruşturmaları
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk ve terör soruşturmaları sürecinde, çeşitli protesto gösterilerine katılan 7 gazeteci hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu gazeteciler için toplamda 3 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.
Hapis Talebi Olan Gazeteciler
İddianamede, aşağıdaki gazeteciler hakkında “kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne silahsız katılarak, uyarılara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası istendi:
- Bülent Kılıç
- Kurtuluş Arı
- Yasin Akgül
- Zeynep Kuray
- Gökhan Kam
- Ali Onur Tosun
- Hayri Tunç
İddianame, toplamda 25 kişi hakkında düzenlendi ve tüm şüpheliler aynı suçtan yargılanmak üzere İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.
Gazetecilik Faaliyetleri Delil Olarak Sayılmadı
İddianamede yer alan bilgilere göre, şüpheliler olay yerinde gazetecilik ve foto muhabirliği yaptıklarını belirtmiş olsalar da, savcılık bu savunmalara itibar etmedi. Gerekçe olarak, söz konusu kişilerin gazetecilik faaliyetlerine dair somut bir delil veya görsel tespit bulunmaması gösterildi. Bu durum, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü tartışmalarını derinleştiren bir mesele haline geldi.
Arka Plan: Soruşturmalar ve Protestolar
İBB’ye yönelik başlatılan terör ve yolsuzluk soruşturmaları kapsamında birçok kişi gözaltına alındı, bunlar arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da yer aldı. Soruşturmalara karşı düzenlenen protesto gösterileri sırasında bazı eylemlere izin verilmedi ve İstanbul Valiliği tarafından yasaklama kararı alındı. Yasak kararına rağmen gösterilere katılan gazetecilerin yargı süreci, basın özgürlüğü konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Yargı Süreci Başlıyor
Yargılanacak 7 gazeteci ve toplam 25 şüphelinin duruşmalarına önümüzdeki günlerde başlanacak. İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşma tarihi, önümüzdeki haftalarda açıklanacak. Bu süreç, basın ve ifade özgürlüğü açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
















Bir İnceleme Bırakın